TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI


İyi akşamlar sayın okurlar! Bu yazımda toplu taşıma araçlarındaki gözlemlerimden biraz bahsedeceğim.

“İstisnalar kaideyi bozmaz.” sözü ile başlamak doğru olacaktır. Yıllar içerisinde değişen davranışları baz alarak günümüz koşullarından bahsedeceğim.


- Herhangi bir yaşlıya sırf “muhterem” görünebilmek adına yer verilir. Yer veren genç bireyin yüzüne bakınca anlayacağınız "bir" ifade, eylemin dürüstlüğünü ortaya çıkartan bir turnusol kağıdıdır. Dikkat edilmesinde fayda var, zira yer verdikten sonraki birkaç dakika içerisinde bakışlar ve yüz ifadesi amacın ne olduğunu ortaya koyar. Yüzdeki minimal değişimler, davranışın özüne iniş biletidir.


- Bir kadına salt olarak kadın olduğu için yer verilir. Kadına verdiğimiz değer(!) inanılmaz boyutlarda ya, sırf bu yüzden. Ayakta kalmasın diye yer verenler acaba aynı zihniyeti en yakınındaki kadınlara da uyguluyorlar mı merak ediyorum. Yani bu davranışı karakterine işleyebilmişler mi? Akşam eve gidince "Bu akşam da yemeği ben yapayım!" diyor mu? Hiç sanmıyorum!


- Birileri tarafından insanlara periyodik olarak çevreye göz atıyorum kisvesi altında kuşlar, ağaçlar, böcekler ne de güzel ayağına sığınarak tamamıyla hormonlarının etkisiyle çalışan radar okları isabet eder. Birim zamanda “analiz” edilen insan sayısı burada rassal değişkendir. Davranış ise sabittir.


- Kitap okuyan insanlar ya “entel” olarak addedilir ya da “yer vermemek” adına kitap okuyor etiketi alnının ortasına yapıştırılır. Yani kitap okuyan insan toplu taşıma araçlarında bir nevi egoizmin neferi olarak karşımıza çıkar. Numara yapıyormuşçasına muamele edilir kitap okuyan insanlara.


- Öss’ye hazırlanan genç bireylere karşı yüzde “acınası” bir ifade belirir. Bu ifadeye sahip insanlar genelde kendilerini düşünürler ve bir zamanlar onların da bu serüvenleri yaşadıkları akıllarına gelir ve kendi çaplarında üzülürler. Bir diğer süreç de bakıştan diyaloga terfidir ki işte bu dillere destan!
“Kaçıncı girişin sınava? Olmuyorsa üzülme sakın; nice ODTÜ mezunları var boşta! Ama sen gene de iyi çalış evladım, iyi bir yer kazanmalısın!” derler. Kime göre, neye göre iyi? İyiden kasıt nedir? Anlamak mümkün değil! Bu cümleleri işitirseniz hemen ilk durakta inin ve nereye gitmek istiyorsanız, yürüyün. Pişman olmazsınız…


- Gazete okuyan biri “bedava haber kaynağı” olarak etiketlenir. Nerede gazete okuyan biri olursa orada birim alana düşen yolcu sayısında muhteşem bir fazlalık dikkat çeker. İleri safhalarda gazete sahibi sayfayı değiştirdiğinde sesli tepkiler bile verebilir bu yancılar. Sudoku bulmacasını isteyen bile var!



Saptama: Bu maddelerden herhangi birini veya hepsini gözlemliyorsanız türü fark etmez siz bir toplu taşıma aracındasınız demektir.


Gözlemlerim devam ettikçe bu seriye devam edeceğimi de buralara bir yerlere not düşeyim.

To be continued…

11 yorum:

Lô - Lâ dedi ki...

ne ala izlenimler bunlar, lutfen continue edin .. : )

Nev'i Şahsına Münhasır Kişilik dedi ki...

Teşekkürler Lô-Lâ :)

Bazen bu araçlarla bir yerden bir yere ulaşım dayanılmaz olabiliyor :))

Lô - Lâ dedi ki...

Katilmiyorum !
Yurudugumuz yolu zorlastirir belki, ancak nihayetide bizlere de birseyler katar diye dusunuyorum ..

hani' how not to be' - 'how not to do' felsefesinden yola cikarak bakis acimiz, perspektifimizi yenilemeye zorluyor .. :)

Nev'i Şahsına Münhasır Kişilik dedi ki...

Doğru söylüyorsun, demek istediğimi aslında açıklamış olmandan kaynaklı yorum yapamıyorum.

Hani asansörde karşılaştığında insanlar suni samimiyet kurarlar ya, bu araçlardaki toplumsal ilişkiler de bana yapay gelir. Demek istediğim aslında yakînen buydu :)

Lô - Lâ dedi ki...

tamam anladim : )

tespitlerinin gerisini merakla beklemede lola : )

katre dedi ki...

eğer istanbuldaysanız ve öğrenciyseniz bittiniz!!! sevgili öğrenci kişi sana sesleniyorumm yani o koca çantayı sırf zevkin için taşıyıp süslü teyzelerin keyfini bozmaya ne hakkın var!! onlar senin yüzünden 'öff' leyip 'püf'leyip havaya karbondioksit salmak zorundalar mı! kaç kere söyledim sana alma şu çantayı yanına..

Nev'i Şahsına Münhasır Kişilik dedi ki...

Örnekler geliyor :)

Bu başlıktan yazı dizisi olur, eminim :))

crazywomenrosemary dedi ki...

Çok realist gözlemler...arkası yarın tarzı bir dizin rahatlıkla oluşturulabilir..
bekliyeceğim..:))

Lô - Lâ dedi ki...

gelsin gelsin bende anlayayim ulkemin derdini .. : ( (secmenlige aday adayi gibi oldu ya neyse ki secimleride atlattik .. )

ccc8 dedi ki...

mesela bu : - Bir kadına salt olarak kadın olduğu için yer verilir. Kadına verdiğimiz değer(!) inanılmaz boyutlarda ya, sırf bu yüzden. Ayakta kalmasın diye yer verenler acaba aynı zihniyeti en yakınındaki kadınlara da uyguluyorlar mı merak ediyorum. Yani bu davranışı karakterine işleyebilmişler mi? Akşam eve gidince "Bu akşam da yemeği ben yapayım!" diyor mu? Hiç sanmıyorum!

buna benzer davranışlar toplu bulunulan başka alanlarda da (iş yeri ,cadde ,cafe ...) vardır.işte sosyolojinin de varoluş sebebi bu değil mi zaten.dışarıdan bakılınca böyle sorgulanabilir bir durum. ama uygulayanın niyeti de başka bir durum.bir kadına kaç farklı niyetle yer verebiliriz ? :
-kadın güzel olduğundan,yakınlık kurma, arkadaş olma hissi duyduğumuzdan,
-kendi sağ ve solumuzda kadınlar bulunduğu ve yavaş yavaş
feminen ağırlığı artan bir ortamdan uzaklaşma gereğinden :),
-zaten sonraki durakta ineceğimizden,
-kadın yaşlı ve ayakta güç durduğundan,
-kadının hamile (yada elinde eşya/kucağında çocuk) olmasından,
-yada herkesin bakışlarını üzerimizde hissedip kalkmayı
gerektiren benzer /başka bir sebeplerin ağırlığı altında fazla ezilmemek için
(sanırım burada toplum bireyi iyi etkiliyor :) )
-...
-...
......................
benim tespit ettiğim şey işe ; gerçekten güzel ,sadece duruşuyla bile dikkat
çeken kadınların (eminim arkadaş çevrelerinde de bu yönleriyle
olumlu eleştiriler de alıyorlardır) "otobüse binip tavandaki/kenardaki kollardan
tuttuktan sonraki etrafta boş yer var mı diye etrafa acıklı acıklı baktıkları
zaman" (işte bu an farklı !). çok azı bu ayakta kalma durumunu umursamaz da olsa
bir çoğunun otobüse bindiği andaki,yalnızlık ve çaresizlikleri yüzlerinde
yer ediyor. gidecekleri yer çok uzaksa, hava sıcaksa bu daha içler acısı bir hal
alabiliyor.
bir çok deneme yanılmadan sonra otobüse, koltuğuna oturmak için değil
varacağımız yere gitmek için binilir varsayımı kanunlaşmaya doğru hızla ilerliyor.
önemli olan neticedir değil mi. vardık mı vardık.
........................
2. tespit :
öğrencilerin (akbil/ kart yoksa) ücreti uzatırken neşeli bir
hava içerisinde 'bi öğğrenci' dediği an :) indirimli nede olsa..

Adsız dedi ki...

çok haklı tesbitler ama hacı aşağa bi sözlük koysana sen ya zor oluyor yeni sayfa açmak felın ;):*<3